24 Eylül 2010 Cuma

durgun

sen misin
içine çektiğin dumana bakıp
kendine aldanan

yazık bir ölüm gibi
açıp bahçelerde nefessiz
yağmura muhtaç ve yorgun
işte kadehindeki rakı
işte elindeki sigara
bir bak etrafına
durgun bekleyen odanda
sen varsın bir başına

geçtiğin sokak üzerinde bir ev
o evin içinde sen
seni görüyorsun şaşkın gözlerinle
korkma be arkadaş
aldılar diye geleceğini
geçmişinde de bir şey yaşamamıştın ki

koralp

24 eylül 2010
09:43
bursa