7 Mayıs 2016 Cumartesi

kefil

bir düşün neler yaşanırdı
olsaydı

olaylar...
durumlar...

kalabalık bir evin yalnız kelimeleri
kendi halinde geveler umutsuz bakışları
soğuk bir rüzgar esti farz et
üşür müsün
de ki üşümedin; sıcağın neylesin

tadı buruk bir hava bedenimde avare
sesleri kısılmış ellerimin
kaybolmuş bakışlarım dumanı tüten bir gecede

oldurduğum mısralar belli belirsiz
yapmadığım ne varsa bana kefil

koralp
07.05.2016
03:44
izmir


30 Mart 2016 Çarşamba

hayatı oldurmak

ellerine dökülür titrek bakışların
dokunamazsın
aldığın her nefeste içine dolan bir keder
hayatı bir türlü olduramazsın

hayatı nasıl olduracaksın?

koralp
13.02.2016
17:51
izmir

23 Kasım 2015 Pazartesi

sanrı

etrafına bir bakın istersen
sarsın gözlerini bu ses, bu renk, bu alem

sen, tortu gibi kuru, duvarda 
sanırsın toz kadar uçucu, avare

koralp
23.11.15

26 Ekim 2014 Pazar

olmamış

yıllar oldu yazmadım
okumadım
bıraktım

kelimeleri yalnız kodum

yoz oldum
uzaktım

kalem sürüdü gitti benden

yıllar
yollar
canlar

olamadım kendi halimde

yakaladı hayat;
yalnız bir şey var
okunamamış
yazılamamış
olmamış
oldurulamamış

dünü, bugünü, yarını

aynı çizgide duran dünyada

29.09.2014

01:16
izmir

11 Ağustos 2013 Pazar

gece gece

ne tür bir bela bu
kendi halinde savrulan bir esinti
ılık bir donuşla sarıyor beni 

kaldırımlarda yürürken hayal ederdim kendimi
soğuk rüzgarlar içinde ve yapraklar
solgun bakışlarla kurardım geçmişimi
göreceğim günler kendiliğinden sarhoş
belki de ben yoktan yere durgun

-------

durgun bir gece
karanlık pencerede solgun

gidilecek yollar varken
rüzgarın savurduğu bedenler
sokak lambasının ışığında
içilecek onca bira dururken

bir kadın ağlar köşede
adımlarını atamaz boşluğa
gidemez uzaklara, olduramaz yokluğu

-------

aç gözlerini uyuma bu gece
dolansın ellerin bedenimde

-------

yazacak cümlem kalmadı ben tükendim
bakışlarımdaki anlam uçtu
durgun ellerim titredi
ne kadar içerlesem de sokağın sessizliğine
konuşamadım

kendi içime de haykıramadım sızıları
ki o ölü doğan
o hiç varolamamış kelimeler
sızı mıydı deniz kıyısında
huzur muydu dağ başında
bilemedim

belki bir kentli yalnızlığı
kemikleri erimiş dokunuşuyla
gözleri kör duruşuyla
bak yine oluyor her şey 
eskisi gibi ve aynı sırayla
duruyorsun önce, uzanıyorsun sakince
dışarıyı izliyorsun bilinçsizce
umarak belki
ama susarak sürekli

bu bir...

gördüklerim sanki...

uyanırım
uyuyamadan açılır gözlerim
kendi halimde kendime dolanırım

-----

bir tiyatro yaz dediler bana
ne olduğumu bilmiyorlarmış gibi şuursuzca
anlamaz bu gözler sahnedeki danstan
tutku dolu sözlere bahşedilmiş yaşlardan


11 ağustos 2013
gece
bursa

10 Ağustos 2013 Cumartesi

bir çeşit müzik eşliğinde

ansızın kara gömüldü ayağın
buz gibi kırılgan düşlerinde
yollar inadına çıkmaz hayallerine
üşütür ellerin kalemini sözlerinle

titrer mi bakışların kaldırımlarda
insanlar izlerken oynadığın cümleleri
dokunuşlar dalından düşen yaprak gibi
çarpıyorlar toprağa unutulmuş bir ömür misali

10 ağustos 2013
istanbul


renk

bir renk düşün içinde olmadığın sokaklarında yürümediğin söyle bana, bulabilir misin? aldığın nefesin sebebi olur mu? gözündeki bakışta...