16 Ağustos 2009 Pazar

uzakta

bir odaya doluşuyor sensizliğim
öyle kalabalık bir hasret ki bu
öyle yoğun bir sevda ki bu
öyle yersiz bir ayrılık ki bu...

yerlere yatmış duruyor günceler bir bak!
yazıntı gecelerde neler olmuş
ama sensiz ama kokundan yoksun
ah nasıl oluyor da bu hayat
bu insancıl şehirler
aramıza giriyor böyle insafsız...

bir efsaneye doğru koşmalı kelimeler
gelecek zamanın sahte şairlerine
belki de ders olsun diye
uydurma sevdalara inat
insana inat
hayvana yakın ama akıl ile
ve bir o kadar da aşk ile duygu ile
sevmek gerek birbirimizi
öpmek gerek , sarmak
ölesiye bırakmamak gerek...

güneş batar ay doğar
yıldızlar üşengeçtir , tutunamazlar
yine güneş gelir , rüyalar bitiverir...

sekerek gelirsin ve güleç,
titrek bir yürek dolusu aşk ile
sarılırsın boynuma,
ne güzel!
sana adanmışlık dolar içim her bakışında
ömrümü tutarım yakasından
sürerim sana doğru
sürüklerim sana doğru...

rüzgarla yüzüme vuran saçların ise
yatağımda yastık değil göğsündür başımı koyduğum...

koralp

05 haziran 2005
akşamüstü

bursa

Hiç yorum yok:

renk

bir renk düşün içinde olmadığın sokaklarında yürümediğin söyle bana, bulabilir misin? aldığın nefesin sebebi olur mu? gözündeki bakışta...