27 Ağustos 2009 Perşembe

"ne iyi insansın sen be!"


bu söze karşı ne diyebilirim ki başka?
güneyden esiyor sıcak sıcak...


ve bir bardak bira gibi lezzetli
içilir deniz kıyısında


19 Ağustos 2009 Çarşamba

Farid Farjad dinlerken...

Paylaşılan bir Farid FARJAD şarkısını dinlerken, birden bire...

duvara yaslayıp bedenimi
parmaklarımla havaya
adımı kazıdım

benim adım
seni de kapsar,
sarmalar

içimde,
ismindeki hecelerden
bir ada yarattım

kararıyordu hava,
çiçek soluyordu
köşede

yaşlanıyorduk
yaslanıyorduk

canlandık...
yeniden...

koralp

19 ağustos 2009
19:59

bursa

16 Ağustos 2009 Pazar

Uçucu

Güneyin sıcak topraklarında ılık bir esinti ve şarkının sonlarına doğru, bitmek üzere olan bir geleceğin acısıyla bir umutsuzluk ve bir ateş...Sayfalarca yazmışım ne olmuş... Şarkılar umutla haykırırdı içindekileri; ben sorardım herkese “Will she be back tomorrow?” Bir yudum vodka daha ve zihinler alt üst...Gecenin bir vakti, asfaltın ortasında ellerimde ayakkabılar, yalınayak koşuyorum yatağıma.Ve sen olmadığın için de çabuk bir kaçış yaşanırdı rüyalar alemine. Evet, bir şişe votka gibiydin.

uyku ve koku

gece nasıl uzanmış dizlerinde
huzurun vatanında, sahip olduğun o eşsiz
kadınsı kokunla sarhoş
rüyalara dalmış;
bu bir efsane olmalı

uzakların korkusu mudur bu titreyiş
yokolma korkusuyla dolu düşünceler
ve belki de seni bir daha görememenin
tenine bir daha dokunamamanın
gözlerine bakıp sana ait olduğumu
bir kez daha söyleyememenin korkusu
kimisine göre seni kaybetme korkusu
bana göreyse senin sevmenin tam da gerçek yolu

şehrin ışıkları vuruyor odamın penceresine
sensizliğimde ve doğaldır ki
yalnızlığımda,yaşamdan uzaklığımda
sakın kıskanma beethoven'a sığınışımı
benim ruhum müziğe bırakıyor kendini
senin sesinden soneler duymayınca
çaresizliğine notaları katıyor
resmin sessiz sakin dururken karşımda
içten içe ağlarken
ama beni üzmemek için gülümserken

koralp

06 ocak 2006
21:46
bursa

ulema

gözlerini aç ulema!
sana bahşedilmiş bu hayat gerçektir...

dağların doruklarında yalnız başına
ve her nasılsa kendini inkar edercesine
ama erdemli zannedercesine
bir uzak insan , bir yoz zihin!

gözlerini aç ulema!
tınılar sanadır ,
kutsal sanılan yazıtlarda kokan
senin kaleminin isidir...

bir uzak insan!ey ulema!
kalbini aç bana!
uzat kollarını deniz aşırı!

sönük bir tarihin külleri savruluyor
hayatını adadığın dağların eteklerinden
yazılı günlerin belki de en güzeli
birazdan yaşanacak ulema...

ölüm , ömre bedel bir tecrübedir
gözlerini açık tutsanda tutmasan da!

koralp

27 haziran 2005
21:40
bursa

uzakta

bir odaya doluşuyor sensizliğim
öyle kalabalık bir hasret ki bu
öyle yoğun bir sevda ki bu
öyle yersiz bir ayrılık ki bu...

yerlere yatmış duruyor günceler bir bak!
yazıntı gecelerde neler olmuş
ama sensiz ama kokundan yoksun
ah nasıl oluyor da bu hayat
bu insancıl şehirler
aramıza giriyor böyle insafsız...

bir efsaneye doğru koşmalı kelimeler
gelecek zamanın sahte şairlerine
belki de ders olsun diye
uydurma sevdalara inat
insana inat
hayvana yakın ama akıl ile
ve bir o kadar da aşk ile duygu ile
sevmek gerek birbirimizi
öpmek gerek , sarmak
ölesiye bırakmamak gerek...

güneş batar ay doğar
yıldızlar üşengeçtir , tutunamazlar
yine güneş gelir , rüyalar bitiverir...

sekerek gelirsin ve güleç,
titrek bir yürek dolusu aşk ile
sarılırsın boynuma,
ne güzel!
sana adanmışlık dolar içim her bakışında
ömrümü tutarım yakasından
sürerim sana doğru
sürüklerim sana doğru...

rüzgarla yüzüme vuran saçların ise
yatağımda yastık değil göğsündür başımı koyduğum...

koralp

05 haziran 2005
akşamüstü

bursa